5 Temmuz 2018 Perşembe

Tını

Sessiz saatleri vardır insanların, kendisiyle dahi konuşmak istemediği. Konuşacak her kelimenin tükenip yok olduğu saatleri. Kelimelerin yok oluşuyla birlikte gözlerin görebildiğinden fazlası belirginleşir o vakitlerde etrafta.Öylesine saf bir açıklıkla koyar ki olup bitenlerin detayları ortalığa kendini ve saatlerin tiktakları öylesine görünür, kelimeler gerçekliğe doya sıya öylesine savrulur ki dudaklarını aralamanın anlamsızlığı bütün bu dinginleşmiş kaosun yansımasıdır.

Yekliğin soluğunda bir başınasın akarken kaosun çevrenden. Anlamını bulduğun her yitirişin korkunç çaresizlikleri iplerini kesiyor zihninin, kusuyor miden ve kalbin.

Sonrası baygınlık...

Tiz bir sesin göğün soğuk ve soluk beyazlığıyla dansı, yorgun bir dinginlik içinde belirgin bir sessizlik.
Renklerin, kokuların, tatların, hislerin ölesiye yaşaması... Tutkulu bir uyuşukluk hissinden esen hanımeli kokuları...

Burnuma tozlar serpiliyor, polenler kirpiklerime doluyor.

Bulutlara dokundum ve yok oldum.
Yazacak hiçbir şeyim yok
Ve kelimelerden çok daha noksan hissediyorum.
Canımı parça pinçik kusabilirim.
Biraz bekle...
Dilimin ucunda varoluşumun yoksunluğa aşkı.
Biraz daha beklersen canımı parça parça ellerinle tutuşturabilirim.
Yine yazacak hiçbir şeyim yok
İçimden dışıma yüzlerce sinek ısırığı
Ciğerlerimi ellerimle kaşıyabilir miyim?

Rüzgar bulutlarımı siliyor
Fırtınalı bir odun kokusu,
Gri bir soba dumanı sararmış burnumdan geçiyor
Titrek bir bilinç harbi
Biraz daha bekle,
Canımı geri yutabilirim.

Dünyayı birleştirebilir misin, evren bir bir dağılırken?
İçimdeki hangi dünyayı birleştireyim
Dışımdaki evden parça parça bölünürken?

Gerçekliğin asılsız kapıları
Yalancıların krallığı
Uğrak olur korkmuş kaçaklara
Zorla kapatılır kapıları doğrucu dudaklara
Acıların üzerine övgü battaniyeleri
Sarpayla sarar üşümüş evsizleri.

Sahte krallar bizi yuttular!
Sahte krallar bizi unuttular!
Sahte krallar sizi de uyuttular!
Bir deli de çıkıp demedi ki...

Dünyanın daha güzel olduğu yerde
Biz, bu gerçeğin gerçek olmayan gardiyanları
Bir yok oluşta ederiz maşuka dansını
Diyardan diyara seyrinde dalgaların
Nereden bulduk bu yalancılar kralığını?