8 Şubat 2018 Perşembe

Kaçışmaya çeyrek var

Az önce durduğum yerde duramadım
Yerin yerine; göğü çektim
Oturdum, oturdum...
Bi sana baktım, bi bana baktım,
Bakkal amcama bir selam çaktım
Çok acıktım ufacıktım.

Kafamı bir kaldırdığımda anladım ki
Ben galiba, gerçekten ,ve içten doğruluklarımla,
Kafayı yakmış olabilirim...

"Bu ne biçim kafa?!?"
Diye sorar mı insan kendine?
Bu nasıl bir kafa yani?
Aynada kendimi görüyorum
Şaşırıyorum, baka kalıyorum.

ŞAKA DEĞİL!

Kendiyle yüzleşmesi zor bir sorumlulukmuş insanın... Bunu yüzleşmeyi başaramayan biri söylemiş olmalı!
Korkağın tekiymiş!
Kendi kendimi hala şaşırtıp, süprizler yapıyorum.
Daha heyecanlı bir şey olabilir mi yahu?!
Sizin de kafanız değişik gerçekten!

Buradan hepinizin en son yaşadığı mükemmel asit kafalarına sevgiler!
Benim ekranım açık kaçmış azıcık sakinlemem gerek...
Puff...
puff...
pass...

Kargacık burgacık izliyorum olanı
Karışıyor kafam dalınca içeri
Çıktığım yer içeriden de içeri
Ev taşıyoruz sırtımızda
Eve ulaşıyoruz evlerin sonunda

Kargacık burgacık bir dil var dilimde
Dizlerimden özgür hissinde
Duramaz kırpışır dobralığın belinde
Canlar alır canlar yaparım.

Bir tek göz yok gözümde
Gözüm sözümde bir yerde
Dizimde... özümde...
Boşversene...
Gidelim.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Böyle bir şeyler işte...


Hayaller....


Sadece hayaller...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder