3 Mart 2016 Perşembe

Ve ben...

Kim, ne diyebilir ki
Yorganımın zırhım oluşuna,
Oyuncak maymunumun beni koruduğuna inanışıma,
Ayın yaşlı ve güzel bir dede oluşuna,
Bulutların bana saklı hikayeler anlatışına...

Kim yalan söyleyebilir ki
Sessizlikten gücünü alan güneşin ilk ışığına,
Usulca uzakları getiren dalgaların salınışına,
Yalnızlığın şarabına, kadehe vurulmuş aşığa.

Huzuru getiren
Bir kedi mırıltısı, gece kuşlarının şakıması.
Toprak...
Ve ağaçların köklerinden dökülen şiirin tınısı,
Çiçeklerin kalbi, arıların yarası,
Çatılardan akıp pencerelere bulaşan maviliğin batısı,
Şimdi kim söndürebilir ki günübirlik kaybolmayan ışığı...

Gözlerim zihnimle konuştuğunda
Cennetin anahtarı bir çocuğun gülüşünde saklanır.
Ufak bir sır gibi bedenimi saran pembe dumanlar
Bembeyaz gökyüzünü aydınlatır.
Gün batımları bilir kuyunun dibindeki aşıkları
Ve ben kaybolduğumda oyuncaklara sarılır,
Giyerim yorganımı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder