13 Ocak 2016 Çarşamba

Değişim Rüzgarları

Ve sen değiştin. Artık durmaksızın gülümseyen, geceler boyu sarılıp uyuduğum peluş oyuncakların gibi kokmuyorsun.
Artık seni sevdiğim gibi gülmüyor, seni öptüğüm gibi ağlamıyorsun.
Ve ben değiştim. Artık hayalinle vücuduma akan su damlaları gibi kokmuyorum.
Artık seni sevdiğim için ağlamıyor, gözlerimle bir öpücük kadar sevimli olamıyorum.

Her şeye rağmen nerede seni andıran birini görsem ona koşmak istiyorum. Belki sadece sarılmak, yada sadece izlemek için saatlerimi harcamak...

Sonra aşkın bana sadece artıkları bıraktığını anımsıyor zihnim. Birkaç adım atıyorum, sırtımı benzerine dönüp çöplüğümde ötüyorum.

Kimi zaman gözlerimi göğe yapıştırıyorum. Orada sana hiç benzemeyen birinin gülüşü dokunuyor  kalbime doğru. Seni unutuyorum, onu özlüyor, onu arıyorum.

Bu sefer adım atmayı değil koşmayı düşünüyorum. Derin bir nefes alıp, bir iki saniye ciğerlerimi besledikten sonra havaya salıyorum. En uzun adımımı gökteki gülümsemeye doğru fırlatacakken, bir bulutla yok oluşunu izliyorum. Hissedemeyecek kadar andayım.


Çöplüğümdeyim. Alışması zor ama artık yaşaması keyifli. Dışarıdan pis ama içerisi çok sıcak ve mutlu. Kimi zaman soğuk ve rüzgarlı, yine de huzur dolu ve mutlu.

Nadiren canımı tek sıkan şey, asla bitmeyecek olan yalnızlığın baharda açan bal kokulu çiçekleri; ben severim onları, onlar sever beni...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder