28 Kasım 2015 Cumartesi

Onanizm

Hissetmek güzel şey... (mi?) Yıldızları, göğü,onu aydınlatan ayı. Kimi zaman da kendini, kendi başına olmayı, doyumsuz yalnızlığın en sıcak, belki de bir o kadar soğuk anlarını...

Dolunayın kapalı camların soğuk bir köşesinden bedenime vuran sıcak ışığının altında sevmek, sevişmek... Ellerimin berraklığıyla bütün bedenimi karış karış dolaşmak, kupkuru yatağı titrek dokunuşlarımla damla damla ıslatmak ve ardından bir yudumla solmuş nefesime anasonun tatlı acı kokusuyla can katmak.

İşte hissetmek...

Bir piyanonun bembeyaz tuşları arasında gezinen uyumlu siyahlıklara parmak uçlarımla minör akorlar basarak huzurun şehvetini aralamak...

Yastığımın köşesinden saçlarımı hafifçe sıyırıp, yatağın ılık sularına bastırmak ve gözlerimi ağır ağır kapatıp dudaklarımı usulca bir nefes boşluğuna açmak, ardından birikmiş çığlığı sessizce gök yüzüne salmak...

Belki biraz menekşeler gibi terlemek ve mora uzanmak, yada aniden çiseleyen yağmura aşık olup, damlaların saçlarımın diplerinden tenime olan yolculuğuna karışmak.

Hissetmek...

Sonra gözlerini yakan gri sisi avuçlarının arasından ciğerlerine gidişine aldırış etmemek, son yudumunu kırılmak üzere olan saydam bardağından kaybolmuş zihnine göndermek.

Okyanusun kayıp köşelerinden derin bir nefes çekmek, içine hapsetmek, ardından karanlık ormanların içine darmadağın bırakmak, asla bulamamak.

Ve küskün insansızlığına boyun eğip bir kere daha güzel düşler görmeyi umarak hayalet olmak.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder