28 Mart 2014 Cuma

Kaç!

Buraya ait değilsin. Evin burada değil. Sana bahşedilen bu mutluluklar yalan bunu anladığını biliyorum. Özgürlük bu betonların arasında saklı değil. Bu şehirdeki tutsaklık seni hapsediyor. Kaç buradan. Buraya ait değilsin.
Bavul alma yanına. Küçük bir çantanın içine koyacağın iki tişört ve bir pantolon yeter sana. Yanına yırtık kağıt parçası üzerine yazılmış rakamlardan alma. Durdurabildiğin ilk arabaya bin. Nereye gidiyorsa oraya git. Senin hayatın burada değil. Acele et, hayatını ara. Senden çok uzakta olamaz. Kömür pisliğine bulanmış böcek suratlardan kaç sana da bulaşmadan önce.
Özgürlüğü avuçlarının içine al ve kalbine doldur. Yaşamın soğuk, ıslak, pis asfaltlarında süründüğün hayatı bırak. Ellerini göğe kaldır, bulutları sırt çantana koy. Olabildiğince hızlı koş. Kargalarla beraber uç. Arkana bakma. Arkandakileri düşünme. İhtiyacın olan ağlarken gülen suratlar değil. İhtiyacın olan keskin bıçak dostlar değil. Sadece sen kurtarabilirsin kendini.
Öyleyse var gücünle uzaklaş buradan. Doğanın kalbine. Sevginin ciğerine. Tutsaksızlığın damarlarında olaşmasına izin ver. Engeller yok edilmek için var. Kır onları, parçala, öldür. Yaşadığın hayat senin değil. Başkalarını dinleme. Sana istedikleri hayatı yaşatmalarına izin verme. Sadece sen ol. Yalnız, sen.
Parçala sana bağladıkları halatları. Kaç buradan.
Buraya ait değilsin. Burada özgür değilsin. Git buradan. Koş!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder