3 Kasım 2013 Pazar

Hayat

Siyah beyaz bir resmi renkli görmeye çalışmak gibiydi hayat. Hiçbir zaman kimse tahmin edemedi gerçek renkleri. Çok düşünen sağ çıkamadı, düşünmeyen köreldi.
Hayata kurşun kalemlerle bağırışlarım hep silgilerle silindi. Bile bile kurşun kalemler bitirdim. İnsanlar yine, yine sildi. Şarkılarla haykırışlarım melodilerle kayboldu, sağırlar duymadı. Resimler çizdim her bulduğum duvara, fotoğraflarını çektim hüzünlü bakışlarımın; boyalar ellerimde pis izler bıraktı, filmler patladı, körler görmedi.
Kapısı çalınmadı odamın, eve gelip giden çoktu. Herkes sımsıcak otururken, ben üşüdüm. Aynamın karşısına geçer, yalnızlığımı kendimle bozmaya çalışırdım. Kültablam dolana kadar sigara içer, sonra boşaltıp tekrar doldurdum izmaritlerle.
Yapmacık kahkahaları görüp hüzünlü halime sevinirdim. Olduğum gibi göründüğüm için.
Bir süre sonra sustum. Hiç konuşmamak üzere. Sigaralar konuştu yerime, gözlerim anlattı derdimi, ben sustum.
Boş gibi gözüken içi dolu bir hayat yaşadım hep. Kaybeden, kaybedilen oldum. Kimi zaman göklerde uçtum, kimi zaman özgürüm derken yere çakıldım.
Tek kavgam hayatlaydı aslında. Hiç bitmeyeceğini bile bile yumruk yumruğa kavga ederdik. Kimse kazanmazdı, kimse kaybetmezdi. Silinmeyen izler bıraktım hayata, hayatta bana. Ne zaman bitecek bu kavga diye hiç sormadım. Hep kazanacağım diye girdim hayatla kavgalarıma. Hiç bitmedi. Bitmeyecek.
Bir gün gelecek hayat beni öldürecek yada ben hayatı.

1 yorum:

  1. O gün, bugün hayat öldü, yaşamak başladı, keyif başladı :)

    YanıtlaSil