17 Ekim 2013 Perşembe

Okul

  Sabahın erken saatlerinde bir zil çalıyor tam baş ucumda. Lanet okuyarak uyanıyorum. Yine hafta  içi... Ayılmak için müziğin sesini açabildiğim kadar açıyorum. Yüzümü 5-6 kere yıkıyorum. Akşamdan oraya buraya fırlattığım formalarımı açılmamış gözlerimle aramaya başlıyorum sonra giyiyorum. Bir sigara yakıyorum. Çantama 2-3 tane kitap tıkıştırıp, bir tane de sigara atıyorum. Mp3'ümü şarjdan çıkartıp kulağıma takıyorum. Kapıyı hızlıca vurup dışarı çıkıyorum. Yürümeye başlıyorum yine sabahları çekilmez yolu.
  Yavaş yavaş merdivenleri çıkıyorum. Saçım darmadağınık, kıyafetlerim ütüsüz, küfür ede ede sınıfıma girip çantamı sırama fırlatıp oturuyorum.
  En az her koridor da 4 sınıf bulunur okullarda. Öğrencilere bağırıp duran, kimi zaman aşağılayan, eğitmeyen, kafamıza gereksiz ve saçma bilgiler sokmaya çalışan öğretmenlere çok sık rastlanır. Bunun dışında genel kızlar okulu Osmanlı haremine çevirip entrikalar yapma peşindedir. Nedendir bilinmez kendi hayatlarından çok başkalarının hayatlarındaki  pislikler ilgilerini çeker. Erkekleri unutmamak lazım tabi... Hayatlarında hiç porno izlememiş olsa gerek çoğu; kızların koridordan çıkarken etek altlarına bakmaktan tutun, kimin neresi güzel, neresi çirkin değerlendirmesi onlara düşmüş sanki...
  Popülarite denen olayı her okulda görürüz. Kızlar okul formalarının içinde ne kadar seksi görünüyorlarsa o kadar popülerdir. Tabi bir de götünün başının ayrı oynaması lazım. Erkekler de ne kadar yakışıklılarsa ve ne kadar (şimdi ki tabirle) cool'larsa o kadar... Tabi iki tarafta aynı pis kokan tuvaletlere sıçmaktan kurtulamazlar.
   Ben kimseyle muhatap olmayan, az insanla konuşan herkesin tanıdığı,  yanına yaklaşmaktan korktuğu yada salaş olduğum için ezdiği kesimin içindeyim. Okula bir zombi gibi gider, aynı zombi edasıyla çıkarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder